Dr.

Prof. Dr. Yakup Budak, piyasada ihtiyaç olduğu için herkesin dezenfektan ve antiseptik üretmeye başladığını belirterek, 'Çoğu da çamaşır suyunu seyrelterek kullanıyorlar. Bu da çevre için çok zararlı' dedi.
Türkiye’de korona virüs vakalarının artmasıyla birlikte kullanımı artan ve piyasada bulunması zorlaşan dezenfektanlar fırsatçıların iştahını kabartıyor. Nerede nasıl hangi şartlarda üretildiği belli olmayan dezenfekten ve antiseptikleri ise hem çevre hemde insan sağlığını tehdit ediyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve İş Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yakup Budak, dezenfektanların genelde cansız organizmalar üzerine etkili olduğunu antiseptiklerin ise canlı organizmalar üzerine etkisi olduğunun altını çizdi. İnsanların virüsten korunmak için antiseptikleri yöneldiğini ifade eden Budak, bununda büyük bir ihtiyacı ortaya çıkardığını belirterek, 'Dezenfektanlar genelde cansız organizmaların olduğu yerlere uygulandığı için büyük kurumlar insanların çalıştığı yerleri mikroplardan arındırmak için gayret gösteriyorlar. Şu anda kullanılan dezenfektanların çoğu çamaşır suyu (hipoklorit) ve saf suyun karışımı ile yapılmaktadır. Bu kesinlikle virüsü öldürmektedir. Ama virüs öldürmesi yanında dezavantajı olarak toksit maddedir, çevreye zararlıdır' dedi.

İlaçlama yapılan alanın ayrıca temizlenmesi gerekiyor
Prof. Dr. Budak, ilaçlama yapılan alanın ayrıca silinerek temizlenmesi gerektiğini ifade ederek, 'Eğer bunlar temizlenmez, ortamda kalırsa insanlar buna dokunduğunda toksit özelliğinden dolayı sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca bunu su ile temizlemek gerekiyor. Bu suda toprağımıza, dolayısıyla içtiğimiz sulara karışacağı için özellikle çevreye duyarlı ve insan sağlığına zararsız dezenfektanların seçilmesi bence çok önemli. Üniversite olarak formülize ettiğimiz dezenfektan kesinlikle insan ve çevre dostudur. Bu dezenfektan kullanıldıktan yaklaşık yarım saat 45 dakika sonra su ve oksijene dönüşmektedir. Yani hiçbir kalıntı bırakmamaktadır. Bunu durulama gereği yoktur. Biz bunu özellikle aktivitesini artırabilmek için gümüş iyonları içerisine yerleştirdik. Gümüş iyonları daha fazla mikrop ve virüsün yok olmasını sağlıyor. Böylece daha az dezenfektan kullanarak daha fazla virüsü çevreye ve sağlığa zarara vermeden ortadan kaldırmış oluyoruz' diye konuştu.

Merdiven altı üretime dikkat
Ruhsat olmadan bu tür ürünlerin piyasada satılmasının yasak olduğunu belirten Budak, 'Şu anda piyasada ihtiyaç olduğu için herkes bu ürünleri üretmeye başladı. Çoğu da çamaşır suyunu seyrelterek kullanıyorlar. Bu da çevre için çok zararlı. Bir de etki oranını ayarladıklarını pek düşünmüyorum. Çünkü markalı olması gerekiyor ve belli bir denetimden ve kontrolden geçmesi gerekiyor. Eğer kontrol ve denetim olmazsa çevre ve insan sağlığına ilerİ de çok fazla zararı olacağını düşünüyorum. Ev ve işyerlerine özellikle markasız ve ucuz dezenfektan ya da antiseptik almasınlar ve bilinen firmaları tercih etsinler' ifadelerini kullandı.

Eczacılara çağrı yaptı
Prof. Dr. Budak, antiseptik üretimi yapabilecek olan eczacılara çağrıda bulunarak açıklamalarını şu şekilde tamamladı:
'Tokat’ta ve Türkiye’deki tüm eczacı arkadaşlara şunu öneriyorum. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi olarak maliyetinin çok üzerinde değil çok az bir karla satarlarsa her türlü yardıma hazırız. Ücretsiz olarak danışmanlık yapmaya hazırım. Yeter ki vatandaşımızın, ülkemizin faydasına olan ihtiyaçlarını gideren nitelikte çalışsınlar. Ticari amaç gütmeyen herkese ücretsiz olarak danışmanlık yapmaya hazırım'